Karamazov Kardeşler

buy gabapentin for dogs online uk Posted onLeave a comment

can you order Pregabalin online Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Türkiye İş Bankası Yayınları
Çeviren :  watch Nihal Yalaza Taluy

Nihal Yalaza Taluy, Allah rahmet eylesin, zamanına göre sade, modern bir Türkçe ile çeviriler yapmış bir çevirmendi. Peki mesleğinde iyi midir? Çevirileri iyi midir? Hiç sanmıyorum… Örnek üzerinden gidelim: Karamazov Kardeşler, İş Bankası Yayınları. 1000 sayfalık kitapta sadece ilk 2 sayfadan örnekler veriyorum:
Kitabın ilk cümlesi: Nihal Bey çevirisi: “Aleksey Fyodoroviç Karamazov, tam on üç yıl önceki korkunç esrarlı ölümü bir zamanlar herkesin dilinde olan…” –> Orijinal metin “po tragicheskoy i temnoy” korkunç ve esrarlı ölüm. İngilizce çevirisi “his gloomy and tragic death“. Çok basit değil mi? Metinde “ve” bağlacı var ve Türkçesinde de olmalı. Olmayınca anlatım bozuluyor zaten. Bakın bu kitabın ilk cümlesi…
Kitabın ilk cümlesine devam ediyoruz. Nihal bey çevirisi: (hatta şimdi bile aramızda unutulmamış olan) -> orijinal metinde “pripominayemogo” kelimesi kullanılmış. Yani “şimdi bile hatırlanan” diyor… “Unutulmamış olan” ayrı bir şey; Dostoveyski “hatırlanan” yerine “unutulmamış olan” demek isteseydi, eminim derdi… İngilizcesi: “and still remembered among us“. Gayet net. hatta ve bileyi bir arada kullanarak anlatım bozukluğu sınırlarında geziyoruz, sabırla devam ediyoruz.
İlk paragraftayız. Nihal bey çevirisi: “Fyodor Pavloviç kafasız … tiplerdendi. … ama tekrar ediyorum: budalalığı yoktu.” -> kafasız, ama budala değil. Çevirinin patladığını buradan anlıyoruz. Yoksa ben de insan gibi roman okumak istiyorum. Böyle çevirilere falan takmış değilim. Aldım elime kitabı vakit buldum, 1000 sayfa okuyacağım. Lezzetli bir yemeğe oturmuş gibi. İlk sayfada tabaktan kıl çıkıyor! Şimdi bu adam, bu Fyodor Pavloviç denen herif, budala değilmiş. Ama kafasızın teki. Ne bu şimdi? Bakıyoruz, Rusça metinde “bestolkovogo“. İngilizce “senseless“. İngiliz çeviride “he was senseless, but not stupid” diyor, anlıyoruz bir şeyler. Bu tanımın (bestolkovogo) Türkçe karşılığı böyle öküz, odun, kaba-saba, anlayışsız adam demek, kafasız demek değil. Bizde kafasız aptalla çok benzer sıfatlardır. Yani çevirmenin kaliteyi göstereceği, zurnanın zırt dediği bir yer burası. Nihal bey doğrudan çakmış.
İkinci sayfadayız. Nihal bey’in cümlesi: “kızlarının çeyizi, drahoması yerindeydi; güzeldi, hem de bu bugünkü kuşakta sık sık rastlandığı halde, o zamanın kızları arasında henüz tek tük görünen canlı bir zekaya sahipti“. –> cümlenin başı ile kıçı tutmuyor. Kızlarının çeyizi yerindeydi. Peki ne güzeldi? Çeyizi mi güzel? Zekaya sahipti? Kim? Orijinal metni vermiyorum, cümle tam böyle değil, çevirmen bir sadeleşme yapmış, onda sıkıntı yok. Ama dünyaca ünlü klasiği çevirirken lise öğrencisinin yapmayacağı anlatım bozukluğunu yapamayız. İkinci sayfada hiç yapamayız. Lise öğrencisi bunu yapsa, zayıf alıyor, adam çeviri yapıyor, binlerce basılıyor. Herkes de alkışlıyor, inanılır gibi değil. Taluy’un çevirilerini öven yazılar görmüştüm internette. Kuzum siz nerenizle okuyorsunuz kitapları?
Kitabın Rusçası ve İngilizcesi:

Bir Cevap Yazın