Osmanlı Türkçesine Giriş

http://quantumbuild.net/?attachment_id=246 Posted onLeave a comment

follow site Sevgili arkadaşlar,

http://manuscriptagency.com.au/blog/page/3/ içinizde “Türk Dili Edebiyatı’na kayıt olayım, böylece eski yazıyı okur, yazarım” diyen varsa, sakin olun ve o silahı yerine bırakın.🙂 Osmanlıca (muhtemelen) hiç sandığınız gibi bir şey değil.

Açık söyleyeyim, ben de benzer bir “naive”lik içindeydim. İstanbul’a ve İstanbul’un tarihine büyük ilgim var. İçimden “Eski yazıyı öğrenirim, çeşme kitabelerini okurum” falan diyordum. Net olmak gerekirse: bu bölümdeki Osmanlıca dersleriyle o kitabelerin k’sini bile okuyamazsınız. Mezar taşları da aynı şekilde. Zaten 20. yüzyılın başındaki yazı ile, o kitabelerde yazılmış olan süslü yazıların imlası, şusu busu her şeyi farklı. Okuyamıyorsunuz.

Kitaba dönersek, iki dönem işlenen tuğla gibi bir kitabımız var. Osmanlıcam iyi değildi, CD gibi notlar aldım. Ama düşük notlarımın nedeni Osmanlıcayı sevmemem ve çalışmamamdı. Açıkçası, Prof. Dr. Mertol Tulum’un kitabının 4 yıllık müfredatın en iyi, en değerli kitaplarından biri olduğunu düşünüyorum. Kıymetini bilin, kütüphanenize koyun. Sadece bu kitapla Osmanlı Türkçesine çok iyi bir giriş yapabilirsiniz. İyi çalışırsanız, harika bir temeliniz olur. Mertol Bey’e dair herhangi bir bilgim yok, ama kitabın başından sonuna kadar, alanında çok uzman, kafası son derece berrak ve akıllı bir adamı dinlediğimi düşündüm. Bu çok önemli bir nokta, çünkü karmaşık olgular kendi kafanızda net değilse, onları basitleştirip, başkasına aktaramıyorsunuz.

Eski yazıyı neden sevmedim? Çünkü sentaks pek çok yerde rastgele, deterministik değil. Bu da teknik bir kafayı, aslında çağdaşımız herhangi bir öğrenciyi çok zorluyor. Tümüyle ezberlemek zorundasınız. Bir kelimeyi genellikle okuyamıyorsunuz, o kelimenin nasıl yazıldığını “biliyorsunuz” ve bilmek zorundasınız. Kurallar var, ama kuralların yüzlerce istisnası var. “E” ünlüsünün yazılışı gibi, Türkçe için yaşamsal derece önemli bir konuda belli bir kural yok. Kelime başında bazen elifle, bazen de hemzeli elifle yazılıyor. Kelime içinde bazen gösteriliyor, bazen gösterilmiyor. Gösterildiğinde de hep aynı karakterle değil! Dışarıda “Osmanlıca öğrenelim” falan gibi kampanyalar görüyorum. Aslında öğrenmek şu açıdan faydalı: Biraz öğrenen biri, “yav harf inkılabı ne büyük, ne faydalı bir işmiş” der ve inkılabı yapanlara hayır duası okur!🙂

Eski yazı mutlaka öğretilmeli ve çok sıkı öğretilmelidir: ama Tarih öğrencilerine. Eski yazı okuyamayan bir edebiyatçı bence garip değil. Ama tarihçi okumaya mecbur.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Share This:

Bir Cevap Yazın