Orhun Türkçesi

Posted onLeave a comment

Kitabımızın yazarları Prof. Dr. Aysu Ata, Prof. Dr. Gürer Gülsevin ve Doç Dr. Mehmet Mahur Tulum… Hocalarımız belki bu kitabı yazarken/derlerken içlerinden geçirmişlerdir: “yav açıköğretim işte, zaten öğrenciler ne öğrenecek?”. Benim aklımdan geçerdi açıkçası, Köktürk Türkçesi çok da kolay bir konu sayılmaz neticede. Kendi kendime cevap veriyorum: “Sayın hocalarım, çatır çatır öğrendim. Örgün öğretimde yazılı sınavlarınıza girip, sizden aferin almayı isterdim!” Özetle: iyi hazırlanmış, güzel bir kitap, zevk alarak okudum ve çalıştım. Ama Köktürk Türkçesi’nin zaten ilgi duyduğum bir alan olduğunu söylemem gerek. Evde Hüseyin Namık Orkun’un “Eski Türk Yazıtları” kitabı vardı ve ben o tuğla kitabı, baştan sona okumuştum.

Köktürk Türkçesini öğrenmek, insanda bir arkeologun hissedebileceği bir heyecanı uyandırıyor. Elinize binlerce yıl önce yapılmış bir eşyayı almak gibi… Köktürkçe merakımın kaynağı da bu tuhaf heyecan olsa gerek. Yoksa “Türk’ün kaynağını bileceğim, atalarımın dilini öğreneceğim” gibi kör milliyetçi bir kafada olmadım hiç. Eski bir dili okuyabilmek, anlayabilmek, başlı başına güzel… Zaten herhangi birimizin 2000 yıl önceki atalarını bilebilseydik, muhtemelen farklı coğrafyalara dağılmış 72 ayrı dil konuşan Ademoğulları ile karşılaşırdık. Yine de, ama yine de o Yenisey yazıtlarını, Orhun Abidelerini yerinde görmek isterim. Çok davetkar bir coğrafya bence. Bir gün giderim belki, kim bilir…

Üzerine Köktürkçe yazılmış ceylan derisinden yeni bir kitap, ya da yeni bir yazıt bulunsa? Ne muazzam iş olurdu… Hayalini kurmak bile heyecanlandırıyor…

Bu dersi alırken, Talat Tekin’in Orhon Yazıtları ve Irk Bitigi kitaplarını da aldım. Onlara da göz attım. Açıkçası, Hüseyin Namık Orkun ile Talat Hoca arasında günümüz Türkçesine çeviri/aktarım noktasında farklar var. Hatta bazı yerlerde bariz farklar var. Kendimce Talat Hoca’nın yanlışlarını da buldum. Biraz da şaşırdım, Talat Tekin’i bu konuda “otorite” olarak bellemiştim. Bir de neredeyse yüz yıldır araştırılan bir konuda “doğru”nun belli olmasını beklerdim. Eminim makaleler vardır, görmemişimdir. Çünkü sıradan okurlar olarak biz daha çok basılı kitaplara erişiyoruz. Yine de Köktürkçe yazıtlara dair yazılacak, söylenecek yeni şeyler olduğunu hissediyorum.

Ança bilinler, edgü ol.

orkhun-39-900x505

En altta ortada “top” yazıyor. “top-la diye devam edecek belki..

Share This:

Bir Cevap Yazın