Çağdaş Türk Yazı Dilleri

go here Posted onLeave a comment

watch Türk Dili Edebiyatı lisans müfredatında eskiden beri “diğer Türkçeler” yoktu diye tahmin ediyorum. Belki de Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra müfredata girdiler?

http://ashbournefarmsupplies.com/shop/uncategorised/eat-dip-cup/?add-to-cart=430 Azeri bir ağabeyim (sevgili Elçin Bayramov) anlatmıştı: 1989 öncesi Moskova’da üniversitede okurken yabancı dil seçmeli ders alacakmış. İngilizce biliyormuş az çok, bu yüzden başka bir dil seçeyim demiş. Bakmış Türkçe var, içinden geçirmiş “Türkiye büyük ülke, Azerbaycan’a yakın, Türkçe seçeyim bari”. İlk derste anlamış olayı ve şok olmuş. “Bu bizim dilimiz” demiş. Dersi değiştirmiş sonra… Bunu duyduğumda ben de çok şaşırmıştım. Ne garip değil mi? AÖF derslerinde bu çok işleniyor, yani Sovyetlerin milliyetleri ayrıştırma, dilleri ayrıştırma ve böl-yönet siyaseti… Türkiye Cumhuriyeti açıkçası 70 yıl boyunca bu olaya gözünü kapamış. Misal bir kişi de çıkıp Sovyetlere “yaptığınız saçmalıktır” dememiş. Uğursuz şahıslarca Türkçe olimpiyatları yapıldı. Aynı olimpiyat 1970 yılında da yapılabilirdi. Sovyet vatandaşları gelmese, yurtdışında yaşayan Azeriler, Kazaklar gelirdi. Mesele olimpiyat değil tabii, benzer dilleri konuşan insanların bir araya gelmesinden doğal ne olabilir? Totaliterizm özgürlüğün düşmanı. İnsanların kendi dil ve kültürlerini yaşamaya, dünyadaki yerini görmeye hakkı olmalı ve diğer kültürleri de tanımaya hakkı olmalı. Aksi durum zulümdür. Benzer durum bugün Doğu Türkistan’da halen yaşanıyor. Aslında diğer Türkçelere zamanında neden ilgi göstermediğimizin yanıtını da bulduk. Türkiye’nin kendisi özgürlüğe taraftar değildi ki, Sovyetlere özgürlük vaaz etmiş olsun? “Kürtçe diye bir dil yoktur” diyen adamın, “Azeri ile aynı milletiz” demeye hakkı var mıydı? Yoktu tabii. Ece Ayhan bu duruma “kötülüğün dayanışması” diyor. Biz kötülüğün dayanışmasını iyi biliriz, uzmanlık alanımızdır…

Derslere dönersek: İlk dönem: Azeri, Türkmen ve Özbek Türkçeleri var. İkinci dönem: Uygur, Tatar, Kazak ve Kırgız Türkçesi anlatılıyor. Bu dillerden bahsetmek güzel ve gerekli. Ama bu derslerin içeriği çok sorunlu. Örneğin ben bu iki dersten de AA aldım. Şimdi sorun Özbekçe’den ne hatırlıyorum? Neredeyse hiçbir şey. Özbekçe bir şey okuyabilir miyim? Hayır. Özbekçe’yi duysam tanıyabilir miyim? Belki… Yani dersin içeriğinin yarısından çoğu hedefine varmamış durumda. İçeriğin tümüyle yeniden ele alınması lazım. Daha hedef odaklı çalışılabilir. 1-2 dil seçilip, onlar daha ayrıntılı aktarılabilir.

Ne öğrendim? Kiril yazısını okuyorum artık (ki çok basit), o kadar… Bu dillere dair genel bir fikrim var. Youtube’dan Kazak, Kırgız şarkıları dinledim, bir aşinalığım oldu.

Ders sınavları çok kolay oluyor. Pek çok soruda kiril alfabesi ile bir cümle verip, latin alfabesi halini soruyorlar. Çok gereksiz bir şey… Yani soruları hazırlayanlar da, bu içerikle, insanların dili anlayamayacağının farkında. İyi de kardeşim, o zaman neden sayfa sayfa Kazakça sıfat-fiil’leri anlatıyorsun?

Dinleyin arkadaşlar:

Kırgızca muhteşem şarkı

İlk dizesi: “asman ay cıldız bütköndö” – “gök(asuman) ay yıldız bitince”

Share This:

Bir Cevap Yazın