Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Posted onLeave a comment

İkinci ve üçüncü yarıyılda üçer kredilik iki İnkılap Tarihi dersi okuyoruz. Diyebilirsiniz ki: “okuya okuya öldük, çilemiz bitmedi bu inkılap tarihinden…” Bir açıdan haklısınız ve bir açıdan da haksızsınız arkadaşlar; size laflar hazırladım.🙂

Bilemiyorum, acaba anlatma tarzımızdan mı, küçük yaşta anlayamadığımızdan mıdır? Bu kadar çok okutulduğu halde, bu kadar anlaşılmayan ve bilinmeyen başka bir konu olabilir mi? Bu açıdan aynı dinimiz gibi… Herkes güya biliyor, ama aslında kimsenin aklında aynı şey yok. 2016 yılındayız, hala Mustafa Kemal Atatürk’ü, Osmanlı’yı, Türkiye Cumhuriyeti’ni aklında doğru yerlere oturtamamış milyonlarca insan var. Yıl oldu 2016 biz hala laikliği, hatta harf inkılabını falan konuşuyoruz. Bu yüzden bence inkılap tarihini çok okuduğumuz, çok tekrar ettiğimiz söylenemez. Bu konuyu yeterince öğrenemediğimiz açık.

Kitaplar Prof. Dr. Cezmi Eraslan editörlüğünde hazırlanmış. Çok sayıda prof. dr. kitaplara katkıda bulunmuş. Kitapları genel anlamda başarılı buldum. Cezmi Eraslan’ın ikinci kitabın 7. ünitesi sonunda Ak Parti dönemine övgü niteliğinde bir paragrafı var. Bu praragraf sosyal medyada çok eleştirildi. Açıkçası ben o paragraftan rahatsız olmadım. Kitabın 2011 – 2012 yılında yazıldığını tahmin ediyorum. O yıllardaki genel görünüm Cumhuriyet’in tümüne bakınca, sancılı bir dönem olarak tanımlanamaz. Kaldı ki, bir döneme dair kalıcı ve esaslı yargıyı verebilmek için zaman geçmesi gerekiyor. Hocanın bulunduğu dönemle ilgili iyimser tonda ifadeler kullanmasını doğal buluyorum. Kim olsa, öyle yazması nezaketten ve ümitvarlıktandır – diye düşünüyorum. “Demokratikleşme, sivilleşme ve çağdaşlaşma yolunda istikrarla ilerleyen Türkiye” tanımı kullanmış. Yani, tartışılır tabii, ama 2000 – 2010 arasında Türkiye’nin sivilleştiğini söylemek yanlış bir şey değil. Cezmi Hoca’nın diğer yazdığı bölümlere dikkatli bakılırsa, bence bu kitapların yazarı olarak “yandaşlık” gibi bir konumda durmadığı, alanında uzman olduğu ve konunun özünü aktarabildiği görülebilir.

Cezmi Hoca’nın aktardığı çarpıcı gerçek:
“…okur yazar oranı 1939 yılında %24,5’a çıkmıştır. On yılda gelinen seviyenin %0,5’lerden başladığına dikkat çekmeliyiz.”

Cezmi Hoca, halifeliğin ve saltanatın da nasıl kaldırıldığını da meclis tutanaklarına referans vererek güzel anlatıyor.

Prof. Dr. Süleyman Beyoğlu tarafından yazılmış olan “Atatürk İlkeleri” bölümü, özellikle yalın anlatımı ve net vurguları ile dikkat çekiyor. Hocamıza teşekkür ediyorum.

Prof. Dr. Erdinç Tokgöz tarafından yazılmış olan “Ekonomik Gelişmeler” ünitesinden de çok şey öğrendim. Sadece verilen rakamlar bile çok ilginç. En azından benim gibi Türkiye’nin makroekonomik tarihçesini pek bilmeyenlere ilginç/yeni gelecektir. Erdinç Hoca Kemal Derviş’i “Kemal Derviş ve Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” başlığında anlatıyor. Okuyun canlar…

Adam yapmış beyler...

Adam yapmış beyler…

Share This:

Bir Cevap Yazın