AÖF Türk Dili ve Edebiyatı – Genel Düşünceler

 

buy Neurontin overnight delivery Neden Türk Dili Edebiyatı’nı okudum?
Edebiyata meraklı olduğum için… Başka hiçbir nedeni yok. Yani, formasyon alayım, öğretmen olurum, 4 yıllık üniversite okumuş olayım gibi amaçlarla okumadım. Benim gibi “meraklı” herkese açık öğretim programlarını öneririm. İnsan meraklı olduğu konuda araştırma yapsa, bir şeyler okusa bile, bu çabalar ders çalışıp sınava girmenin yerini tutmuyor. Sınavlar insanı çalışmaya, okumaya mecburen sevk ediyor.

follow site AÖF hakkında:
AÖF bazı yönlerden çok başarılı bir uygulama. Bazı yönlerinin ise gelişmesi gerekiyor. Umarım hep iyiye doğru gider… Kendi tecrübeme dayanarak:

AÖF’nin olumlu yanları:
Bugüne kadar kayıtta ve ödemede hiçbir sorun yaşamadım. (Ödemenin görünmemesi, kayıt olamama, vb.)
Kayıt ücretleri bence makul.
Kitapları temin etmede hiçbir sorun yaşamadım. Bazen kitaplar geç gelebiliyor, bu gibi durumlara tanık oldum, ama 8 dönem boyunca kendi kitaplarımı büroya gittiğim ilk gün aldım.
Bürolardaki organizasyon, verilen hizmet iyi.
Bazı derslerin içeriği (kitap, ses kayıtları, vb.) gerçekten titizlikle hazırlanmış. Okumak, öğrenmek başlı başına bir zevk. Başka bölümlerin ders kitaplarını inceleme fırsatım oldu. Özellikle Sosyoloji ders kitaplarının çok başarılı olduğunu gördüm.

buy codeine promethazine syrup online AÖF’nin olumsuz yanları:
AÖF’nin bazı ders içeriklerinde ırkçı, ayrımcı, siyasal ifadeler var. Bunların ayıklanması gerekiyor. Bu gibi durumlar zaman zaman basına da yansıyor.
AÖF’nin bazı kitaplarında editoryal çok zayıf. Kitabın birinci ünitesinde x denilen bir şeye, üçüncü ünitede y deniyor. Bunu Türk Dili Edebiyatı’nda çok gördüm. Diğer bölümler için geçerli bir eleştiri olmayabilir…
AÖF sınav soruları ile ilgili itirazlara cevap vermiyor. “İtirazı okudum, değerlendirdim” bile demiyor. Bu itirazların hiç okunmadığını tahmin ediyorum.
AÖF mail ile yapılan herhangi bir iletişime cevap vermiyor. Bu işi birilerine ihale etmişler, ama hiç denetlemiyorlar gibi görünüyor.
Sınavlarda yanlışın doğruyu götürmemesi yanlış bir uygulamaydı ve 2016 yılında terk edildiği çok iyi oldu. Benim okuduğum yıllarda sınavda mantıkla 2-3 soru bilseniz, kalan soruları sabit şıkka işaretlerseniz geçebiliyordunuz. Bu da çalışan öğrenciler için adaletsizlik yaratan ve kaliteyi düşüren bir durumdu.

AÖF’nin sınavları zor mu? Sorular saçma mı?
Sınavlar zor değil. Sorular da saçma değil. Öğrencinin gerçekten çalışıp çalışmadığını anlamak için bazı eleyici soruların sorulması şart. AÖF’nin “falanca kanun hangi yılda kabul edildi” gibi soruları saçma bulunuyor. Haklılık payı var, çünkü bunlar çok da önemli bilgiler değil. Ama 20 soruluk bir kümede bu tarz sorulara da yer vermek lazım. İçeriğin ana hatlarını öğrenmiş, kavramış öğrenci her sınavdan geçer not alır.

Nasıl ders çalıştım?
AÖF’de sekiz dönem boyunca aynı şekilde ders çalıştım. 3,6 ortalama ile mezun olduğum için yöntemimin başarılı olduğunu söylemek mümkün. Elbette, doğru çalışma yöntemi kişiden kişiye değişebilir, “en iyi çalışma yönteminden” söz etmek mümkün değil. Bana kolay gelen belki başkası için zordur, ya da tersi…

Mühendislik eğitimi aldığım için, Türk Dili Edebiyatı okumak benim için özel bir zorluk taşıyordu. Genel olarak ilkeleri kavramaktan çok, bilgiyi öğrenmeye, ezberlemeye dayalı bir içerik var. Sosyal bilimlerin genel doğası bu açıkçası… Bilgiyi öğrenmeden, ezberlemeden iyi not alamazsınız. Çalışmadan da geçemezsiniz, sınavlar o ölçüde kolay değil.

Sadece basılı kitaplardan yararlandım. PDF’leri indirdim, ama hiç kullanmadım. İnsanın kitabı eline alması gibisi yok… Basılı kitap dışında sesli, görsel içerikleri hiç kullanmadım. Derslerin ses kayıtları İstanbul trafiğinde yolda giderken çok işe yarayabilir, ama bana dinlemek nasip olmadı. Bu olanağı hem geç fark ettim, hem de Türk Dili Edebiyatı’nda öyle içerikler diğer bölümlere göre daha az. Geçmiş yılların sorularına hiç bakmadım. Bunun yararlı olduğunu duydum, ama nedense itibar etmedim…

Bazı yayınevleri tarafından hazırlanmış ek ders kitapları görüyorum insanların elinde. Kullanmadım, böyle kitapların alınmasını da önermiyorum. Sınavlarda ders kitabının içinde olmayan bir şey sorulmuyor. O halde başka bir kitabın bize nasıl yararı olabilir? Türk Dili Edebiyatında matematiksel bir konu yok ki, kavramaya yardımcı olunsun? Bilgiler belli, özel bir formül ya da kestirme yol yok.

follow url Çalışma Yöntemim
8 dönemde de hep şu yolu izledim:
Her ders kitabını bir defa okudum. Kendimce önemli yerlerin altını çizdim. Çok iyi anladığım, unutmayacağım ya da zaten bildiğim şeylerin altını özellikle çizmedim. Bölüm sonundaki soruları çözdüm. Eğer altını çizdiğim bilgilerle soruları cevaplayamadıysam (ki mutlaka olur), soruların da altını çizdim.
Tüm dersleri bir defa okuduktan sonra, temiz bir deftere kitaplarda altını çizdiğim yerleri yazdım. Sınavlardan önce kitaplara hiç bakmayıp, sadece bu defteri 1-2 defa okudum. Çalışmam bundan ibarettir. Defterlerimden birinin fotoğrafını ekliyorum. Kitabı baştan sonra bir defa okuma kısmı en çok zaman alan kısımdır. Deftere geçirme çok daha az zaman alıyor. “Etkili İletişim”, “Bilgi Teknolojileri” gibi ortak dersler için defter tutmadım; o kitaplara ya üstünkörü baktım ya da hiç bakmadım.

image1

Bir Cevap Yazın